IP Adresi Sınıfları Nelerdir?

IP Adresi Sınıfları Nelerdir?

IP adresi sınıfları, IPv4’ün ilk döneminde adres alanını düzenlemek için ortaya çıktı. Ağ ekipleri, ilk bitlere bakıp blok boyutunu hızlıca tahmin etti. O dönemin internetinde bu yaklaşım işi ciddi biçimde kolaylaştırdı.

Bugün ağ planında çoğunlukla CIDR öneklerini görürsün, mesela /24 ya da /20. Yine de sınıfları öğrenince subnet mantığı daha hızlı oturur. Üstelik eski dokümanlar ve bazı cihaz davranışları bu kavramı hâlâ hatırlatır.

Şimdi A, B, C, D ve E sınıflarını tek tek konuşalım. Her sınıfta aralığı, varsayılan maskeyi ve kapasiteyi netleştirelim. Ardından sınıflı modelin CIDR’a neden alan açtığını örneklerle bağlayalım.

IP Adresi Sınıfları Mantığı Nasıl Çalışır?

IPv4 adresi 32 bitten oluşur, biz de bunu dört oktetle yazarız. Sınıflı yaklaşım, en soldaki bit desenine bakar. Bu desen ağ kısmını belirler, kalan bitler host alanını oluşturur.

Standartlar unicast için A, B ve C sınıflarını ayırır. Multicast için D sınıfını, deney ve araştırma için E sınıfını kullanır. Bu ayrım, her sınıfa tek bir varsayılan maske verir.

İlk oktete bakınca sınıfı hızlıca bulursun. Sahada bu yöntem iş görür, çünkü kafanda bir çerçeve oluşur. Yine de modern ağlarda asıl kararı önek uzunluğu verir.

A Sınıfı IP Adresleri

A sınıfı çok büyük bloklar sunar. İlk oktet 0 ile 127 arasında yer alır, ancak iki blok özel amaç taşır. Bu yüzden ekipler çoğunlukla 1 ile 126 aralığını temel alır.

0.0.0.0/8, erken tasarımda “bu ağ” fikrine alan açtı. 127.0.0.0/8 ise loopback için çalışır, yani cihaz kendi kendine konuşur. Bu iki blok yüzünden A sınıfı ağ sayısı pratikte 126’ya iner.

23.14.9.8 gibi bir adresi düşün. İlk oktet 23 olduğu için A sınıfına girer. Varsayılan maskeyle ağ kısmı 23.0.0.0 olur, host alanı üç okteti kapsar.

B Sınıfı IP Adresleri

B sınıfı, A kadar dev değil ama hâlâ geniş bloklar verir. İlk oktet 128 ile 191 arasına düşer. Ağ kısmı iki oktet tutar, bu da her ağda on binlerce host eder.

172.20.5.10 adresinde ilk oktet 172’dir, adres B sınıfına oturur. Varsayılan maskeyle ağ kısmı 172.20.0.0 görünür. Kurum 3.000 cihaz çalıştırsa bile blok yine geniş kalır.

C Sınıfı IP Adresleri

C sınıfı küçük ağları hedefler ve sahada en tanıdık kalıp gibi durur. İlk oktet 192 ile 223 arasına düşer. Bu sınıf bir ağda 254 host verir, bu yüzden şube ve VLAN planlarında sık çıkar.

203.0.113.25 adresinde ilk oktet 203’tür, çoğu kişi C sınıfı der. Varsayılan maskeyle ağ kısmı 203.0.113.0 olur. 300 host gerekirse /23 ya da /22 gibi geniş bir önek seçersin.

D Sınıfı IP Adresleri ve Multicast Mantığı

D sınıfı unicast planına benzemez, çünkü multicast gruplarına odaklanır. Bir kaynak paketi gruba yollar, gruba katılan cihazlar paketi alır. Bu yaklaşım tek tek kopya üretmek yerine ağ yükünü dengeler.

OSPF gibi protokoller kontrol trafiğinde multicast gruplarını tercih eder. Mesela aynı segmentteki OSPF routerlar belirli grup adresleriyle konuşur. Böylece broadcast trafiği yükselmez, hedef de daha net kalır.

E Sınıfı IP Adresleri ve Deneysel Alan

E sınıfı, IPv4’te deney ve araştırma alanını temsil eder. İlk oktet 240 ile 255 arasına düşer. IETF bu alanı genel amaçlı unicast role sokmaz, bu yüzden birçok ağ internet yönlendirmesinde bunu filtreler.

255.255.255.255 adresi burada ayrı durur. Bu adres limited broadcast gibi davranır ve yerel ağda herkese seslenir. Bu yüzden E aralığında teorik sınır ile pratik kullanım ayrımını unutma.

Sınıflı Adresleme Neden İsraf Yarattı?

Sınıflı model üç beden sundu, /8, /16 ve /24. Gerçek ihtiyaçlar çoğu zaman bu üç bedenin arasına sıkıştı. Sonuçta adres planındaki boşluk hızlı büyüdü.

2.000 host isteyen bir kurumu düşün. /24 yetmez, ekip /16 ister ve 65.534 hostluk alan açar. Bu tabloda on binlerce adres boş kalır, IPv4 havuzu daha hızlı daralır.

Bir yandan rota sayısı artar. Omurgadaki router daha fazla girişi bellekte tutar. Yönetim karmaşası da tam bu noktada büyür.

CIDR Sınıfları Neden Geride Bıraktı?

CIDR önek uzunluğunu serbest bıraktı ve sınıf sınırlarını gevşetti. Artık “C sınıfı” yerine “/27” gibi net bir önek söylersin. Bu dil adresi ihtiyaca daha yakın böler.

Bu yaklaşım iki hedefe aynı anda dokunur. Adres alanını daha dikkatli paylaştırır, israfı azaltır. Ayrıca rota özetlemeyi güçlendirir, global tablonun büyümesini yavaşlatır.

Bu yüzden modern ağ konuşmalarında sınıf harfleri yerine önek uzunluğu öne çıkar. Yine de sınıf mantığı hızlı bir zihinsel kontrol sunar. Özellikle eski notları okurken bu kontrol içini rahatlatır.

CIDR ile Host Sayısı Nasıl Hesaplanır?

Hesap tek soruya dayanır, host için kaç bit kaldı. Önek büyür, host alanı küçülür. Önek küçülür, host alanı büyür.

  1. Öneki seç, örneğin /21.
  2. Host bitini bul, 32’den 21’i çıkar, 11 yaz.
  3. Toplam adresi bul, 2 üzeri 11, 2.048.
  4. Host kapasitesini bul, 2.048’den 2 çıkar, 2.046 yaz.

Şimdi aralığı da görelim. 10.10.8.0/21 bloğu 10.10.8.0 ile 10.10.15.255 aralığını kapsar. Bu blok sekiz adet /24’ü tek çatı altında toplar.

Rota Özetleme ve En Uzun Önek Eşleşmesi

CIDR rota özetlemeyi günlük bir alışkanlığa çevirdi. ISP’ler müşterilere alt bloklar dağıtır, dışarıya tek özet rota duyurur. Böylece internetin geri kalanı daha az rota görür.

Örnek verelim. Bir ISP 203.0.112.0/20 bloğunu dış dünyaya duyursun. Aynı ISP içeride 203.0.112.0/23 ve 203.0.114.0/23 gibi alt bloklar dağıtsın. Router en uzun öneki seçer, trafiği en spesifik rotaya iter.

Sınıflı Düşünce Hâlâ Nerede Yaşar?

Sınıflar resmi rolünü kaybetti ama pratik dilde iz bıraktı. Birçok ekip /24 için hâlâ “C class” der. Bu kısaltma bazen hızlı anlaşma sağlar.

Eski protokoller de bu mirası taşır. RIPv1 rota güncellemelerinde subnet maskesini taşımaz, classful sınırlarla düşünür. RIPv2 ise maskeyi taşır, CIDR ve VLSM ile uyumlu ilerler.

IPv4 Planında NAT ve IPv6 Nerede Durur?

CIDR IPv4’te verimliliği artırdı ama adres kıtlığını tamamen çözmedi. Bu yüzden kurumlar NAT ile özel adresleri içeride tuttu, az sayıda genel adresi paylaştırdı. Bu model IPv4’ü yıllarca ayakta tuttu.

Öte yandan IPv6 çok daha geniş bir adres alanı sunar ve önek tabanlı düşünceyi en baştan sahiplenir. Sınıfları net bilince eski dünyayı rahat okursun. CIDR’ı iyi kurunca da bugünün ağını daha esnek yönetirsin.

Güncelleme Tarihi:

IP Adresi Sınıfları Nelerdir? (SSS)

Sınıflı modelde “harf” (A/B/C) sana varsayılan maskeyi otomatik varsayar; CIDR’da ise harf yok, doğrudan /24, /20 gibi önek uzunluğu konuşursun. Yani modern ağda karar verdiren şey sınıf değil, yazdığın önek/maskedır; sınıf bilgisi daha çok hızlı bir zihinsel kontrol ve eski dokümanları okurken yardımcı bir kısayoldur.

İlk oktete bakman yeter: 0–127 A, 128–191 B, 192–223 C, 224–239 D, 240–255 E. Küçük not: A aralığında 0 ve 127 pratikte “genel dağıtım” gibi düşünülmez (0.0.0.0/8 ve 127.0.0.0/8 özel amaçlıdır), o yüzden sahada genelde 1–126 diye duyarsın.

0.0.0.0/8 tarihsel olarak “bu ağ” gibi eski anlamlar taşıdığı için genel adresleme için kullanılmaz; günümüzde de pratikte buna güvenip plan yapılmaz. 127.0.0.0/8 ise loopback içindir; yani cihaz “kendime konuşuyorum” demek istediğinde bu aralığı kullanır (en meşhuru 127.0.0.1). Bu yüzden A sınıfını anlatırken “128 tane var ama fiilen 126 gibi davran” ifadesi çıkar.

Private bloklar sınıf mantığından bağımsız bir “kullanım etiketi” gibidir ama aralıklar sınıf aralıklarının içine oturur: 10.0.0.0/8 A sınıfı gibi görünür, 172.16.0.0/12 B aralığındadır, 192.168.0.0/16 ise C aralığındadır. NAT kullanan kurumlar bu blokları içeride özgürce dağıtır, internete çıkarken az sayıda genel IP’yi paylaştırır.

Mantık şu: Maske “ağ kısmı burası” dediği yerleri sabitler, geri kalanı host alanıdır. Örneğin 172.20.5.10 adresini 255.255.0.0 (/16) ile düşündüğünde ilk iki oktet ağdır, bu yüzden ağ adresi 172.20.0.0 olur; son iki oktet host tarafına kalır. Ben bunu sahada “maskenin 255 dediği oktetler aynen kalır” diye akılda tutuyorum, hızlı hesapta çok iş görüyor.

Varsayılanlara göre A (/8) bir ağda 16.777.214 host, B (/16) 65.534 host, C (/24) 254 host taşır. “İki adres düşüyor” lafı, klasik IPv4’te birinin ağ adresi, diğerinin broadcast olması yüzünden gelir. Ufak bir istisna: Noktadan noktaya hatlarda /31 gibi özel kullanımlar vardır, ama genel LAN/VLAN planında bu “eksi 2” kuralı hâlâ en pratik yaklaşımdır.

Çünkü D sınıfı adresi bir “ağ + host” hedefi değil, bir “grup kimliği” gibi davranır. Unicast’te maskeyle “hangi ağ?” sorusunu cevaplarız; multicast’te ise soru “hangi gruba aboneyim?” olur. Bu yüzden D sınıfında klasik anlamda varsayılan maske/host kapasitesi hesabı yapmazsın; gruba katılım ve yönlendirme davranışı konuşursun.

Tek kaynaktan aynı veriyi birden fazla alıcıya göndermen gerektiğinde multicast “tek paket, çok alıcı” mantığıyla ağ yükünü azaltır. OSPF gibi protokoller kontrol trafiğinde multicast grup adreslerini kullanarak “herkese bağırmak” yerine “ilgili olan duysun” yaklaşımını seçer; bu da gereksiz broadcast trafiğini ve gürültüyü düşürür.

E sınıfı (240–255) tarihsel olarak deney/araştırma alanı kabul edildiği için çoğu ağ cihazı ve ISP bunu “genel unicast gibi taşıyayım” diye tasarlanmamıştır; bu yüzden internette sıkça filtrelenir. 255.255.255.255 ise “limited broadcast” davranışıyla yerel ağda herkese seslenmek için özel bir durumdur; yani aralık içinde dursa da pratik rolü bambaşkadır.

Özetleme sayesinde dış dünyaya onlarca küçük rotayı tek bir büyük önek gibi duyurup yönlendirme tablosunu küçültürsün; bu hem bellek/CPU yükünü azaltır hem de yönetimi sadeleştirir. En uzun önek eşleşmesi ise “en spesifik kural kazanır” prensibidir: Aynı hedefi kapsayan bir /20 ve onun içindeki /23 birlikte durabilir, router trafiği her zaman daha detaylı olan /23’e yollar; böylece hem esnek plan yaparsın hem de trafik doğru yere akar.